
BİTKİ ÖRTÜSÜ
Göcek Orman İşletme Şefliği, Fethiye Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı olarak 1965 yılında kurulmuş ve faaliyetine başlamış olup, bu güne kadar yürütülmüştür.
Şefliğin ormanlık durumu, 2000 yılında yenilenen Amenajman planına göre;
Verimli Orman : 10.502.30 Hektar
Bozuk Orman : 4.922.90 Hektar
Ormansız alan : 1.866.00 Hektar
Toplam : 17.291.20 Hektardır.
Şefliğin deniz seviyesine göre en yüksek yeri Kuzey sınırına yakın yerde bulunan 1087 metre yüksekliğindeki Dikmentepe’dir. En alçak alanlı yerleri ise Akdeniz ile çevrili olan yerlerdir.
İşletme şefliği sınırları içinde mevcut asli orman ağaç türleri; kızılçam, fıstık çamı, meşe, kızılağaç, çınar, okaliptüs ve sığladır.
Şeflik sınırları içinde görülen ağaççıklar ise; sandal, mersin, akçakesme, pirnal meşesi, yabani zeytin, tespih, keçiboynuzu, zakkum, melengiç ve defnedir.
Şeflik sınırları içinde bulunan çalı türleri; sumak, funda, karaçalıdır.
Şeflik sınırları içinde bulunan flora türleri; böğürtlen, sarmaşık, laden, çayır otu, kekik ve ada çayıdır.
İşletme Şefliğinin Ormanları; Kızılçam İşletme Sınıfı, Özel Çevre Koruma ve Turizm İşletme Sınıfı ve Doğayı Koruma İşletme Sınıfı olmak üzere üç işletme sınıfının ana ilkelerine göre işletilmekte ve ormana bakım yapılmaktadır.
Ormanlık alanların işletme sınıflarına göre dağılımı ise;
Kızılçam İşletme Sınıfı : 2.321.40 Hektar
Özel Çevre Koruma ve Turizm İşletme Sınıfı : 7.944.40 Hektar
Doğayı Koruma İşletme Sınıfı : 236.50 Hektar
TOPLAM : 10.502.30 Hektar
Göcek Şefliği dahilinde; Göcek Beldesi, Gökçeovacık Köyü, Karacaören Köyü ve İnlice Köyleri bulunmaktadır.
Bu köylerden İnlice, Gökçeovacık ve Karacaören köylerinde köylülerin kurdukları Sınırlı Sorumlu Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi kurulmuş, ormanda kesim işlerinde bu kooperatiflere üye kişiler çalışmakta ve gelir elde etmektedirler.
Göcek Şefliği sınırları içinde 2006 yılında altı adet orman yangını meydana gelmiş olup, bu yangınlar nedeniyle 2,6 hektar ormanlık alan zarar görmüştür. Bu alanlar 2006 yılı sonbaharında kızılçam tohumu ekimi yapılmak sureti ile ağaçlandırılmıştır. (Bu sahalar taşlık olduğu için teras yapmak mümkün olmadığından tohum ekilmiştir.)
Göcek Orman İşletme Şefliği’nde 618.000 hektar bozuk ve yaşlı orman gençleştirme programına alınmış ve gençleştirilmesi devam etmektedir. Bu gençleştirme işlemi yapılan plan dahilinde 2009 yılında bitirilecektir.
Şeflik dahilindeki köylerin orman sınırlaması 1945 yılında yapılmış ve daha sonraki senelerde 2/B çalışmaları yapılmıştır.
Tersane adası, Göcek Adası, Yassıca Adası, Zeytinli Ada, Şeytanlı Ada ve Katrancı Adası, Göcek Orman İşletme Şefliği sınırları içinde kalmaktadır.
İşletme şefliğimizde bir adet Orman Toplu Koruma Ekibi vardır. Burada iki Orman Muhafaza Memuru ve yirmi beş tane geçici işçi ile bir tane şoför görev yapmaktadır.
Kaynak: Mehmet Köse (Göcek Orman İşletme Şefi)
Sayfa başına dön...
ŞİFALI OTLAR
Göcek ve yöresi şifalı bitkiler ile doludur. Bünyesinde bin bir çeşit şifa saklayan bu bitkilerimiz, insanoğlunun kendilerini keşfetmesini bekler.
Lokman Hekim’in “Her derdin devası tabiat anadadır.” Sözü, bitkilerin ne kadar yararlı olduğunu ortaya koymaktadır. Tıp dünyasında her geçen gün, nice dermansız hastalıkların çarelerini, umulmadık bir bitki türünden elde edilen olağanüstü ilaçlarla bulduklarını hepimiz bilmekteyiz. Yöremizde de çok eskiden beri çeşitli bitki, yaprak, kök, çiçek, kabuk ve meyvelerinden birçok ilaçlar yapılmakta ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Halk arasında “kocakarı ilaçları” denilen bu ilaçların insanlara tatbiki “sargı, yakı, merhem, içme ve çiğneme” yoluyla olur. Ancak bu ilaçlar ve tedavide kullanımı her önüne gelen tarafından yapılmaz. Genelde yörede temiz, saygın, okur-yazar ve bilinçli olarak tanınan kişilerce yapılıp uygulanır.
Yöremizde bulunan şifalı bitkiler ve iyi geldiği hastalıklar:
Karahan çiçeği ve kökü Mide hastalığına
Ada ve dağ çayı Mide gazı ve gribe
Günlük yağı Mide ülserine
Günlük kabuğu (buhur) Dini günlerden bir gün önce yakılır ve bütün kötülükleri çıkardığı duman ve koku ile yok ettiğine inanılır.
Defneyaprağı ve tohumu Boğaz enfeksiyonlarına
Şeytan keleği Sinüzite
Çam ve sedir reçinesi Solunum yollarına
Kekik ve elma yağı Diş ağrılarına, beden ve mide üşütmelerine
Nane ve limon Mide bulantılarına
Ceviz kabuğu Saç bakımına
Selvi ve söğüt kökü Saç kırıklarına ve kepeğe
Zeytinyağı Hazımsızlık, berelenme, et kesiklerin, öksürük ve mikrop kapmaya
Mısır unu ve domates Yanıklara
Anason Sancılara
Tere Kansızlığa
Arpa suyu ve altınözü otu Böbrek rahatsızlıklarına
Karanfil ve maydanoz Diş ağrısı ve ağız kokmasına
Yulaf unu, süt, bal, marul ve kuzugöbeği Çıbanlara
Çiğ yumurta sarısı, yağsız süzme yoğurt Yanık ve pişiklere
Sirke Ateş düşürmeye
Meşe kabuğu Guatraya
Kına, defne, ısırgan otu ve badem içi Egzamaya
Pekmez Kan dolaşımına
Çiğ yumurta sarısı Ses tellerine
Demli çay ve kuru kahve İshale
Meşe külü ve kükürt İsilik ve kaşıntılara
Fesleğen Sivrisinek ısırmasına
Cennet süpürgesi Haşerelerden korunmaya
Sarımsak Sinir sistemini düzeltmesi ve kalp krizine
Çam, sedir ve günlük reçinesi Solunum yollarına ve el ayak çatlamalarına
Kara katran, narpız, kekik, dağ çayı, kuru soğan Karın ağrılarına
karacaot Burun tıkanmalarına
Mısır tuğu ve püskülü Böbrek taşlarının dökülmesine
Piyan (meyan) Öksürüklere
Külde pişmiş soğan İrin (cerahat) çıkarmaya
Tarhana, mısır unu hamuru, üzüm ezmesi, taze et, zeytinyağı, buz, incir ezmesi ve posta (un) bulamacı Kırık ve çıkıklara
Çam ve sedir burcu (hurc) Bronşit rahatsızlığına
Sarıçiçek ( nahtibar ) Basur rahatsızlığına
Külde pişmiş patlıcan, soğan ve patates Baş ağrılarına
Andız katranı Egzamalara
Papatya Öksürüğe
Biberiye çiçeği Termeye
Böğürtlen Kansızlığa
Halk arasında şifalı bitkilerin yanı sıra “sevilmeyen ve uğursuz sayılan bitkiler” de vardır. Bunların tarlada yetişmesi, dokunulması, yenilmesi, zehirli olması ve uğursuzluk getirmesi gibi nedenlerden dolayı “kötü bitki” olarak bilinir. Sarmaşık, pıtrak, kaynaşık, ayrık, sütleğen, yılan bıçağı, ziğircik, karaot, delice, deve dikeni, domuz topalağı, yabani mantar ve bağla önemlileridir.
Adı geçen bitkiler gerek içinde bulunduğu ekili–dikili alanı etkilemesi, gerek hayvanları zehirlemesi, gerekse toprağın verimini düşürmesi gibi olumsuz ve zararlı yönlerinden dolayı sevilmez.
Sayfa başına dön...
ORMANIN EFENDİLERİ
Yüce Atatürk; “Köylü milletin efendisidir” demiştir. Ne kadar anlamlı, ne kadar yerinde söylenmiş bir söz. Köylünün bağrı yufka, eli cömert, dili tatlıdır. Yaşadığı doğayı, yeri, dağı, taşı, canlıyı, cansızı korur, sever ve yüceltir.
Yöremiz bir orman bölgesi. Aklımıza gelen her türlü bitkinin kardeşçe büyüdüğü, özgürce yaşadığı zengin bir alana sahibiz. Bu alan içinde yaşam sürdüren öbek öbek köyler kurulmuştur. Ormanla iç içe bir ömür boyu yaşamışlar ve hala yaşamaktadırlar. Kuruyanından odun ve alet – edevat, kırılan dallarından hayvanlarına yiyecek, çiçek-kök ve burçlarından ilaçlar yaparlar. Birbirlerine türkü söylerler, ağıt yakarlar. Birbirlerini kardeş gibi korurlar. Ne yakarlar, ne de acımasızca keserler. Ormanlar, daha aktif olan insanların evlatlarıdır. İnsan evladını hiç keser mi?
Ben, Yüce Atatürk’ün o anlamlı sözüne şunu eklemek istiyorum. “Köylü milletin ve ormanın efendisidir”
Kaynak: Sait DEMİR
Sayfa başına dön... |